Lisenin ilk yılının sonunda Joo-won, ailesinde kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar para kazanabilen tek kişi olduğu için hem derslerine büyük bir özveriyle çalışıyor hem de geçimini sağlamak için yarı zamanlı bir işte çalışıyordu. Derslerindeki başarısı ve azmi fark edilince, daha iyi bir eğitim alabilmesi için prestijli bir liseden transfer teklifi aldı. Böylece yeni dönemde özel Hana Lisesi’ne transfer oldu. Joo-won, yeni okulunda da düzenli bir şekilde ders çalışacağına kararlıydı. Ancak etrafında esen o yumuşak pembe rüzgâr yüzünden bir türlü derslerine odaklanamıyordu... Bir de endişeyle “Julie” diye seslendiği o kadın vardı. Peki Julie kimdi? Joo-won’ın kaderi mi, yoksa hayatına gizemli bir şekilde giren sıradan bir yabancı mı? Sonunda Joo-won hangisini seçecek? Hayallerini mi, yoksa kaderini mi?